Başka Türlü Yaşamlar Mümkün, Tiny House

Başka Türlü Yaşamlar Mümkün, Tiny House

Ekonomik güçlerin sürekli olarak dünyadaki yaşam biçimimizi ve ihtiyaçlarımızı değerlendirmemizi dayattığı hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz. Özellikle son 50 yılda büyüyen yaşam alanlarımızı lüzumlu / lüzumsuz bir çok eşya ile dolduruyoruz. Ancak bu tüketime dayalı sistemin insanoğlunu yeteri kadar mutlu edemediği gerçeğinden kaçamıyoruz. Bir ev sahibi olabilmek adına, yıllarca süren banka kredilerini ödeyebilmek için daha fazla çalışıyor, kendimize daha az vakit ayırıyoruz. Bunların farkına varan bir grup tarafından ortaya atılan Tiny House (Minik Ev) hareketi, daha basit ve Dünya’ya daha az zarar veren bir şekilde yaşama arzusuna cevap veriyor. Çıkış noktası Amerika Birleşik Devletleri olan Tiny House hareketi aslında bir sesleniş olarak karşımıza çıkıyor ‘başka türlü yaşamlar mümkün’...

Tiny House Nedir?

Tiny House; küçük ölçekli, tam donanımlı bir konut birimi olarak tanımlanabilir. Bu evlerde yaşamak, basit bir hayat yaşama arzusu ile bilinçli bir seçimle yapılır. Çoğunlukla; eşyalara daha az bağlanarak, dünyaya daha az iz bırakmak isteyenlerin tercih ettiği bu yaşam alanları, insanların yaşamak için tükettiği kaynakları azaltır ve daha az tüketmeye teşvik eder. Basit bir yaşam biçimine yönelmek ise daha sürdürülebilir bir geleceği mümkün kılar.

Hareketin başlamasında, A.B.D.’de özellikle 2007-08 ekonomik krizinin etkileriyle işsizlik ve haciz nedeniyle binlerce kişinin evlerini kaybetmesi ve bu kişilerin bir kısmının geleneksel büyük Amerikan evlerine alternatif olarak Tiny House’lara yönelmesi etkili olmuştur. Bunun dışında karbon ayak izini küçültmek isteyenler, eşyalarından kurtulup daha basit bir yaşamı hayal edenler de hareketin canlanmasının sebepleri arasındadır.

İlk bakışta bir kaçış, bir nefes alma deneyimi gibi algılansa da Minik Ev hareketi her geçen gün daha fazla insan tarafından kabul görmektedir. Tiny House’lar genellikle 2,5m x 5m ölçülerinde olmakla birlikte yaşam alanı, uyku alanı, mutfak ve banyo içerir. Hatta verandası olanlara rastlamak bile mümkündür. Bir çoğu kolayca taşınabilmesi için römorka takılabilecek şekilde inşa edilirler. Bu evleri kendi kendine yeten, şebekeden bağımsız olarak inşa etmek, kendi elektriğini üretmesi ve atık su / yağmur hasadı gibi özelliklerin eklenmesi de mümkündür.

Jay Shafer ve Dee Williams Tiny House hareketinin bilinen öncülerindendir. Bu öncüler evlerini bir römorka inşa ederek, güzel bir felsefe ile ilginç bir hareketin yaratıcı kahramanları olmuşlardır.

Bu günlerde ise popülerliği iyice artan hareket konusunda kitaplar, bloglar ve hatta televizyon programları yapılmaktadır. Hareketin kökü Amerika Birleşik devletlerine dayansa da hareket şaşırtıcı bir şekilde Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde de ilgiyle takip edilmekte ve kullanıcı sayısı artmaktadır.

Bu yaşam biçimini; ev sahibi olmak isteyen genç insanlar, evleriyle seyahat etmek isteyen orta yaşlılar, büyük borç yükünün altına girmek istemeyen her yaştan insan tercih edebilmektedir. Ayrıca yapılan araştırmalara göre Tiny House yaşamını tercih eden her beş kişiden ikisi 50 yaşın üstünde ve kadınlar erkeklere oranla daha fazla bu yaşam biçimini seçmektedir.

Tiny House Felsefesi

Son 50 yılda aileler küçülmesine rağmen evlerimizin büyüklüğü arttı. Sadece evlerimizin değil, sahip olduğumuz maddi eşyaların miktarı da ticaretin etkisi altında arttı. Artık küçük metrekarelere, az odalara sığamaz olduk. Ama bir dönüm noktasındayız, insanlar geniş yaşam alanlarının fazla eşyanın onları mutlu etmediğinin farkına varıyor. Birçok kişi bu standartları yakalamak için maddi sıkıntılara giriyor. Tiny House hareketi, daha basit ve Dünya’ya daha az zarar veren bir şekilde yaşama arzusuna cevap veriyor.

8.4.2020