Referanslar

Ytong ürünleri kullanılan bazı referanslar

Nidapark Küçükyalı

KÜNYE

  • Proje Adı: Nidapark Küçükyalı
  • Yapı Tipi: Karma proje
  • Kullanılan Ürünler: Duvar Blokları Lento
  • Yapımcı: Nida İnşaat
  • Mimar: Evrenol Architects
  • Yatırımcı: Emlak Konut ve Tahincioğlu

Mehpare Evrenol
Evrenol Architects

Nidapark Küçükyalı Projesi
Öncelikle Evrenol Architects’i ve ofis yapınızı daha yakından tanımak isteriz.

Ofisimizde uzun yıllardır ağırlıklı olarak büyük ölçekli projeler üretiyoruz. Bunun getirisi olarak insan yaşamına dokunduğumuzu düşünüyor ve bunun sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz, aynı zamanda keyfini de yaşıyoruz. Tabii ki bu ağırlığı tek başıma taşımadığım gibi keyfini de tek başıma ellerimde tutmak istemiyorum. Ofisimizde kolektif bir yaşam, üretim ve paylaşım ortamı oluşturduk. Eş zamanlı yürütmekte olduğumuz 6-7 irili ufaklı farklı proje oluyor ve bu projelerin birer proje müdürü, onların da altında çalışan mimar arkadaşlarımız var. Bu kişilerin tekil olarak doğrudan kendi projelerine, kendi ürettikleri yapılara etkileri var. Onların üzerinde çalışıyor, sorumluluğunu alıyorlar. Bu oluşum çerçevesinde projeler ayağa kalkmış oluyor.

Bizim projelerimiz genellikle yerleşim projeleri. Bu nedenle projelerimize yaşam alanı olarak yaklaşıyoruz. Tasarladığımız yaşam alanlarında insanların şehrin karmaşasından uzaklaşmasını ve huzurlu olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Bu bağlamda baktığımızda binalar kadar binaların etrafındaki bahçeler ve yeşil alanlar, sosyal donatı alanları önem kazanıyor ve ofisimizde bu konuyu belli bir sistematikte ele alıyoruz.

Evrenol Architects olarak master plandan başlayarak iç mimari tasarımın en ince detayına kadar geniş bir perspektifte hizmet veriyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana hayata geçirdiğimiz 6 milyon metrekarenin üzerinde projemiz var. Bu bizlere hem gurur veriyor hem de sorumluluklarımızı arttırıyor. Her bir projede yeni şeyler öğreniyor, kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Tecrübelerimizden dolayı standartlarımız ve kalite yönetim anlayışımız var.

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından “Tasarım Merkezi’ unvanı kazandınız tebrik ederiz öncelikle. Bu uygulama süreci nasıl gelişti ve bu unvanın size getirileri ne olacaktır?

Bakanlık yıllardır teknolojik AR-GE’ye büyük bir ağırlık veriyordu ve ben de bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı kısa süre önce, tasarım yoluyla ülke ekonomisinin uluslararası düzeyde rekabet edebilir bir yapıya kavuşturulması hedefiyle, teşvik desteği vermeye başladı. Maalesef ülkemizde giderek bilime ve teknolojiye yabancılaşan bir eğitim sistemi süregeldi. Bundan hepimiz her sektör nasibini aldı ve bu bizi geriye doğru çeken bir sistem haline geldi. Bu sistem taklitçi olma durumunu pekiştiren ve her türlü üretimde taklidin alıp başını gittiği bir yapıya dönüştü.

Üzülerek söylüyorum ki; bazı mimarlık ofisleri bile derme çatma bazı fikirlerle proje yapmaya devam edebiliyorlar. Ama bunun bir sebebi mimarlar olarak maddi gelirimizin düşük olması diyebilirim. Çünkü bu konuya gerekli yatırım yapılmıyor işveren tarafından. İşveren betona, demire mecburen bütçe ayırıyor ancak tasarıma mümkün olduğunca az yatırım yapmayı tercih ediyor. O zaman da mimarlar AR-GE yapmaktan ve kendilerini geliştirmek için adım atmaktan yoksun kalıyorlar. İşte Bakanlığın bu çalışması bir takım maddi desteklerle bunun önünü açabilir.

Biz bu destekleri hem kendi bünyemizde projelerimizi geliştirmek için hem de kendimizi anlatmak, akademik bünyeyle birliktelikler sağlamak, gerçekte işlerin nasıl yürüdüğünü öğrencilerle paylaşmak ve onları bir projenin yürüyüş safhasına dahil ederek vizyonlarını açmak amacıyla kullanmayı planlıyoruz. Bize verilen bu destekler karşılığında bizden de bilimsel adımlar atmamız ve personelimizin gelişimine katkı sağlamamız, geliştirdiğimiz konuları başkalarıyla paylaşmamız isteniyor ve bekleniyor. Tasarım Merkezi unvanının bize sağladığı avantajı öncelikle sahip olduğumuz insan kaynakları niteliğini arttırmak ve tasarım vizyonumuzu genişletmek hedefiyle değerlendireceğiz. Yıllardır tasarım gruplarından oluşan, oturmuş bir çalışma sistemimiz var. Niyetimiz istihdam ettiğimiz personelin niteliğini daha da arttırmak adına eğitimlere ağırlık vermek. Tasarım gücümüzü geliştirecek gerekli teknik ve donanımsal yeniliklerden maksimum faydalanmak için bu alanlara yatırım yapmak istiyoruz. Marka bilinirliğini çok önemsiyor, tanıtım çalışmalarımızı arttırmak için adımlar atıyoruz.

Hedefimiz, belirli bir tarzın koruyucusu ve devamı olarak bina yapmak değil; her konsepte, her yere ve duruma göre değişik, birbirini tekrar etmeyen, her seferinde bir yeniliğin peşinde koşan ama yeniliğin peşinde koşarken insan hayatını, gündelik yaşamını da zenginleştiren tasarımlar yapmak. Tasarım Merkezi unvanı, bu tasarım mottomuzu hayata geçirmedeki çabalarımızı daha da ivmelendirecek düşüncesindeyiz.

Malzeme seçimi süreçlerinizde rol alan kriterler nelerdir? Ülkemizdeki yapı malzemesi sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Üretici firmaların AR-GE ve inovatif çalışmaları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yabancı mimarların tasarımı olan binaların coştuğu bir Türkiye ve İstanbul görmek istemediğim gibi ithal malzemelerin kullanılmasına da çok sıcak bakmıyorum ve kullanmayı tercih etmiyorum. İşverene malzeme seçeneklerini sunarken ithal bir seramik ya da mermeri alternatif olarak götürmek istemiyorum. Bu konuyu önemsiyorum ve benim bu konforu yaşayabilmem ancak malzeme üreticilerinin AR-GE’yi arttırması ile mümkün olacaktır. Eminim ki onlar da bu konuda desteklendikçe kendilerini daha fazla geliştirecek ve ürünlerine daha çok yatırım yapacaklardır. Bu şekilde ülkemiz değerlerini yükseltebiliriz.

Mimar bir projeyi hayata geçirirken birçok malzeme seçmek durumunda kalıyor, mimarın elinde böyle bir güç var, aslında doğru malzemeyi seçmek son derece kritik bir nokta. Teknolojinin ilerlemesi ARGE’nin yerini bulmasına katkı sağlayacak. Gözlerimizi buna kapatıp yok sayamayız. Bu kurumsallığın giderek gelişmesini yürekten diliyorum. Herkesin daha fazla bu gözle bakabilmesini istiyorum.

Ofisimizde hayata geçirmeye çalıştığımız bir konu var aslında bunu bir program dahilinde devam ettirmek istiyoruz. Ofisimizde çalışan mimarların malzemeler konusunda bilgilendirilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü genelde mimarlar olarak biz belli bilgi birikimi çerçevesinde okullarımızı bitiriyoruz. Eğer bir şantiye değilde ofiste çalışma hayatına başladıysak malzeme bilgimiz yetersiz kalıyor ve projeler dizayn edilirken bütün bir resmi görememeye başlıyoruz. Kısacası yapı fiziği konusunda eksik kalmaya başlıyoruz.

Malzeme bilgisinin sadece broşürlerden okunan teknik özellikler olmadığı, malzemeyi gerçek kimliğiyle tanımak gerektiğini düşünüyorum. Bu düşünce ile malzeme firmalarına ofisimizi açtık ve ayda iki kez olmak üzere onları davet ediyor ya da onların davetlerini kabul ediyoruz. Tasarım Merkezi olmanın farkındalığı bu düşüncenin önünü açtı diyebilirim. Bu toplantılarda biz firmalardan beklentilerimizi dile getiriyoruz, karşılıklı görüşme yapıyoruz ve bu görüşmeler düşünce ortamlarının önünü açıyor. AR-GE de böyle ortaya çıkıyor.

Biz bir proje bittiğinde yüzlerce malzemeyi seçmiş, spesife etmiş ve kullanıma çağırmış oluyoruz. Bunun ağır bir sorumluluğu var. Malzeme seçimlerini doğru yapabilmek için malzemeyi çok iyi tanımamız lazım, biz de bunu yaptığımız toplantılar sayesinde sağlıyoruz.

Yapı sektöründe hem malzeme olarak, hem de kurumsal firma olarak Türk Ytong’u nasıl değerlendiriyorsunuz?

Büyük ölçekli projelerin geliştirilmesinde edindiğimiz tecrübeler, doğru markalarla çalışmanın önemini bizlere her zaman göstermiştir. Tasarladığımız mekânların 3 boyuta erişmesine ve niteliğine değer katan Ytong malzemesi de bunlardan biri. Ağırlıklı olarak içinde ofis ve ticaretin olduğu karma projeler ve konut yerleşim projeleri tasarlamaktayız. Her fonksiyonun içindeki yaşam alanının konforunu sağlayan bir marka olarak Ytong yıllardır vazgeçemediğimiz bir ürün. Milimetrik ölçülerde, tam da kağıda döktüğümüz gibi imalatın ortaya çıkması çok önemli bir konu. Her metrekarenin değerli olduğu bu inşai üretim süreçlerinde verdiğimiz sözleri yerine getirebiliyoruz her mahal için. Sağlam, hafif ve kolay işlenebilir bir malzeme olması yatırımcı için her zaman avantaj sağlıyor. Yalıtım konusundaki AR-GE çalışmaları zaten onları hep tercih edilir kılıyor. Bizler için en önemli özelliklerinden biri de çevre dostu olmaları. Doğa ile ilişkimizi iyice kopardığımız son dönemlerde, Ytong ürünlerinin kullanımını, çevreyle tekrar barışmak için bir fırsat olarak görüyorum.

Evrenol Architects’in tasarladığı Nidapark Küçükyalı Projesi Hakkında Genel Bilgiler

Evrenol Architects, İstanbul’un Maltepe ilçesinin Küçükyalı mahallesinde konumlanan Nidapark Küçükyalı Kentsel Tasarım Projesi kapsamında, kullanıcılarına birçok farklı işlevi geniş sosyal alanlar ve nitelikli bir peyzaj çalışması ile sunuyor.

68.785,89 m2'lik bir araziye konumlanan Nidapark Küçükyalı projesi kapsamında ofis, konut ve ticaret işlevlerini karşılayan bir kentsel tasarım sunuyor. 4 adet ofis, 7 adet ticaret, 10 adet konut olmak üzere 21 bloktan oluşan proje, işlevler arası mekânı kullanım kararları ile kullanıcılarına zengin çeşitlilikte gündelik hayat sunarken, modern teknoloji ile donatılmış altyapısı ve estetik değerleriyle yakın çevresi için bir çekim alanı oluşturma potansiyelini koruyor. İç ve dış duvarlarında Ytong Blokları ve lentoları kullanılan projenin arazi yerleşiminde ana kurgu olarak ticaret fonksiyonu, bir kamusal alan olacak şekilde ele alınmış ve ofislerle özel konut yerleşimleri arasında bir “eşik / sosyal ihtiyaç alanı” olarak tanımlanmış. Bunu sağlamak amacıyla A, B ve C olarak ayrılan parseller arasında kesintisiz yaya bağlantıları sağlanmış, ticaret birimleri, parseller içinde ayırıcı/ birleştirici bölgeler yaratacak şekilde konumlandırılmış. B ve C parsellerini ayıran ve E5 karayolunu, aşağısında bulunan mevcut yerleşim alanlarına bağlayan ulaşım aksı, yola cepheli mağazalar ve bunlara eklenen çekim merkezi niteliğindeki meydanlarla işlevlendirilmiş. Tüm parsellerde ofis kuleleri E5’e yakın olan bölgeye yerleştirilmiş, birbirlerine yaya geçişi sağlanmış ve binalar kendilerine ait özel araç girişleri ile sınırlandırılmış. A ve B parselindeki konut blokları kendi özel sosyal alanları ve peyzaj elemanları ile çevrelenmiş güvenlikli site girişlerine sahipken, yine B parselde ve C parselde yer alan tekil “Kent Kuleler”e doğrudan ticaret aksı/meydan üzerinden erişim mümkün kılınmış. Arazide ibadet alanı, okul, yeşil alan/çocuk parkı ve Belediye Hizmet Binası olmak üzere tüm parsellere hizmet verecek destek fonksiyonları imar planı kararları çerçevesinde konumlandırılmış.

Bize Ulaşın